Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ergonomi ve Antropometri

Ergonomi: İnsan, ekipman, çalışma alanı ve çevresi arasındaki ilişkileri inceleyen ve bunlardan doğan problemler setini anatomi, fizyoloji, psikoloji bilimlerinin temel bulgularından faydalanarak çözmeye çalışan bilimdir. Yunanca “iş yasası” anlamındaki ergonomi sözcüğü dilimizde “iş bilim” anlamında kullanılmaktadır. Diğer bir tanıma göre ergonomi: “insanların anatomik özelliklerini, antropometrik karakteristiklerini, fizyolojik kapasite ve toleranslarını göz önünde tutarak endüstriyel iş ortamındaki tüm faktörlerin etkisiyle oluşabilecek, organik ve psikososyal stresler karşısında, sistem verimliliği ve insan-makine-çevre uyumunun temel yasalarını ortaya koymaya çalışan çok disiplinli bir araştırma ve geliştirme alanıdır.” Ergonominin temel amacı; insan yeteneklerini en iyi şekilde kullanarak onu doğal yapısının içinde en uygun işe yerleştirmek ve performansının en yüksek düzeye çıkarılmasını sağlamaktır. Konut; toplumun temelini oluşturan ailenin; bedensel, ruhsal ...

Ahmet Özol - Renk

Ahmet Özol “Renk” adlı bu yazısında renklerin karakterleri, gruplanmaları ve daha birçok özelliği hakkında bil gi vermiştir. 1731’de Jacob Crhristopher le Blon boya maddesi kırmızı, sarı ve mavinin temel renkler olduğunu bulmuştur. Le Blon’un renk konusundaki tezi bugünkü temel renk kuramının kaynağıdır. Güneş ışığı gökyüzünden geldiğinde, havada bulunan partiküllerden büyük oranda oksijen ve azot partiküllerinin engelleriyle karşılaşır. Bu çarpışmadan ışınlar yön değiştirirler ve ışın serpintileri oluşur. Bu serpiştirilen ışınlardan kısa dalgalı mavi ve  mor ışık, uzun dalgalı kırmızı ve turuncudan daha fazla serpişir. Böylece serpinti ışığı kırmızıdan on kat daha fazla mavi ışık içerir. Böylece gökyüzü mavi gözükür. Henry Matisse: “ Renk ışığın dışa vurumudur.”.   Bir cisim tarafından her dalga boyunda yayılan ışık miktarı o ışığı üreten cismin sıcaklığına bağlıdır. Sıcak cisimler ışınlarını daha çok kısa dalga boylarında yayarken soğuk cisimler daha ...

Steen Eiler Rasmussen - Mimaride Günışığı

Steen Eiler  Rasmussen’ın  bu yazısında günışığının bir mimari yapıda nasıl temel taşlardan biri olduğuna değinilmiştir. Bir mimari yapı daha tek taşı yerine konulmadan niteliklerini ve niceliklerini kesin olarak kazanabilir. Mimarın tek kontrol edemediği gün ışığıdır. Gün ışığı sabahtan akşama, günden güne hem yoğunluk hem de renk bakımından farklılık gösterir. Fakat buna rağmen böylesine kaprisli bir faktör hem fonksiyonel olarak hem de sanatsal anlamda yapıda oldukça uyumlu bir şekilde kullanılabilir. Öncelikle ışık miktarındaki değişimler dikkate alınmayabilir. Çünkü bu veri ancak aletler yardımıyla ölçülendirilebilir. Açıklıkların boylarının ve yerleşimlerinin değişmesinden doğan çok sayıdaki olasılığın arasında kaybolmamak için mekanları aydınlatma açısından 3 gruba ayırabiliriz: Aydınlık açık mekan, tepeden ışık alan mekan ve yan taraftan ışık alan mekan. Aydınlık açık mekanda ışık her yönden mekana girer. Bu tip mekanlara tarih boyunca çeşitli çağlarda...

Mimarlığın Öyküsü - Orantı & Ölçek

Leland M. Roth’un “Mimarlığın Öyküsü” yazısının bu kısmında orantı, ölçek ve bunların mimarideki yeri açıklanmıştır. Orantı Pythagoras, uzunlukları 3’e 2 oranına sahip iki sıkı telin birlikte çekildiğinde beşinci diye adlandırılan tonu üreteceğini gösterdi ve diğerinin iki katına sahip bir tel aynı tonu bir oktav daha düşük olarak üretecektir. Eskiler, insan biçiminin tanrıların biçimine dayandığına inandıklarından, evrensel ve tanrısal geometrik ve orantılı ilişkilerin insan bedeninin orantılarında da gözlemlenebileceğine inanıyorlardı. Vitrivius, göbeği merkez alarak insan bedeninin uzantılarının geometrik şekillerin en temeli ve ideali olan bir kare ve dairenin kenarlarında yer alışını betimler. Vitrivius, irrasyonel sayılı geometrik figürlerin nasıl oluştuğunu da betimlemiştir. Yunan mimarlığı ve tasarımıyla ve bir bütün olarak Klasik mimarlıkta en ilişkilendirilen orantı sistemi Altın Kesit veya Altın Oran denilen sistemdir. Genel olarak iki eşit olmayan parçanın il...

Endüstri Ürünleri Tasarımında Gestalt Teorisi Uygulaması

Erkut Eryarar’ın “,Endüstri Ürünleri Tasarımında Gestalt Teorisi Uygulaması” yazısı öncelikle “Gestalt nedir? Nasıl olur? Amacı nedir? Gestalt endüstri ürünlerinin tasarımında nasıl uygulanır? Bu uygulamanın avantajları nelerdir?” gibi sorulara cevap getirmiştir. Gestalt, parçaların toplamından fazlasını ifade eden organize bütündür. Bu teoriye göre, bütün pek çok farklı ögeden oluşur, bununla beraber bu ögelerin her biri bütünü yansıtmaz. Endüstriyel tasarımda çoğu zaman farklı ögelerin bir araya gelmesinden oluşur. Amaç, ögelerin bir araya gelerek anlamlı bir bütün oluşturmasıdır. Bir tasarımın başarısı, ürünün tasarlandığı biçimde algılanabilmesiyle ölçülür. Bu doğrultuda geştalt teorisinin prensiplerinin tasarımcı tarafından tasarlama süreci içerisine dâhil edilmesi, hem yapılan tasarımın benzerlerinden farklılaşmasını sağlayacak hem de son kullanıcının ürünü okumasını kolaylaştıracaktır. Ütünün doğru algılanmasını sağlamak tasarımcı için tasarlama sürecinin en önemli aşamasıd...

Tasarım Felsefesi-2

İsmail Tunalı’nın “Tasarım Felsefesi” yazısının  bu bölümünde mimarlığı tasarım modeli üzerinden açıklamıştır. Karl Schwanzer bir mimari yapıya “dört duvar ve bir damdan daha fazlası” diyerek sanatsal, sosyolojik, antropolojik, estetik, tarihsel ve kültürel içerikler de yüklemiştir. Bir tasarım modeli olarak mimari yapı nedir? “Mimari yapı, belli bir biçim verilmiş mekandır.” Mimarlık Antiketi’den günümüze kadar geçerliliğini koruyan birtakım kategorilere dayanır. Bu kategorileri “Mimarlık Üstüne” kitabında ilk kez belirleyen Vitrivius’tur. Ona göre bu kategoriler: 1.Firmatias (kalıcılık, sağlamlık) 2.Utilitas (kullanışlılık, rahatlık) 3. Venustas (güzellik) Leon Battista Alberti ise aynı kategorileri şu şekilde sıralamıştır: 1.Comodita (kullanışlılık) 2.Perputuita (kalıcılık, sağlamlık) 3. Belleza (güzellik) İşlevsellik sorununa epistomolojik açıdan bakarsak ereksellik ve işlevsellik farklı kavramlardır. İşlevsellik burada tasarımsal bir anlama sah...

Tasarım Felsefesi-1

İsmail Tunalı'nın "Tasarım Felsefesi" adlı yazısının bu bölümünde "tasarım" kavramı üzerinde durulmuştur. Tasarım; biçim vermek, temsil etmek anlamına gelmekle birlikte günümüzde kelimenin içeriğine planlama, eskiz yapma, biçimlendirme ve kurgulama anlamları da dâhil olmuştur. Tasarım, önce zihinde biçimlenebilir bir fikir sonra da bu fikrin biçimlenmesiyle gelişen bir süreçtir. Tasarımda tasarımlayan bir özne ve tasarımlanan bir nesne mevcuttur. Hayatımızın her alanında var olan bu kavram bilimde “kuram”, felsefede ise “düşünce sistemleri” olarak özelleşmektedir. BİLİMDE TASARIM İnsan nesnelerle ilgi içine girdiği günden beri, nesneleri tanımak, aralarındaki ilgileri, olayları açıklamak ister. Bu istek ilkin dinsel nitelikle olmakla beraber zaman ilerledikçe akılcı bir yaklaşım başlamıştır. Bu akılcı yaklaşım diğer bir deyişle akılla temellendirme durumu sonucunda da insanoğlu bilime giden yolu açmıştır. Çin’de astronomi ve matematiği...